15 Aralık 2010 Çarşamba

3. MEKTUP - Zbigniew Budenmayer


  Üçrenk’e armağan

İlk zamir üç.
Yalnızlık mutlak değil iki yarin arasına düşmez aşkın tüyleri yolunduğunda
göze göz, dişe diş bir intikamın her dili bir.

Oysa bakışı rengârenk Güneş’in
mektuplarını elden vermeyenler zamirsiz yaşar
vakitsiz bir kıtaya özlem duyarak.

Ölüm gelir: Ben Sen O.
Ölüm yalnız gelir her yüzyılda hizmetçi kılıklı aşkın piçi
öznesi dikenlere asılır, çiçek susar, deniz şaşırır, yol ateşlenir.

Ölüme ve aşksızlığa direnir ses mavi beyaz kırmızı.
Rahmin o büyük yalnızlığı dillenir ana çocuk hayat
dönme başkasına. o sen. dön kendine. o başka
bil.

Ölüm gelir: Bir kalp durması
o müzik ölümsüz renk.

Bütün aromatik akortları aorttan gelen yüzüm; gök kar ateş
sevdanın olmadığı duraklarda bekler nefret
kör bir cismin ruhsuz hali heykel bile değil insan eli değmeden
yanlış gemilerin yolcuları buluşmuyorsa eğer, ya kaptanı ya da yolcuları değiştirmeli
biz’e kıtasız vakitler gerek.

Tanrıdır ölüm 7. Gün.
Sonrası yalnızlık. bir incir yaprağına sığamayan.
Yaratıcılığın sonsuz sabrından
zamirsiz dosta Requem: Bir köpeğin bir insandan ayrılmayan çığlığı

Giden: Ölüm
anahtarsız  el
kapısız ev
bütün açıklığıyla kapalı
aşk içinde aşk için yaşayın bir gün;

İsimsiz çağırın ben’i.

Xakestari

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder